Ramazan DİLEK ile depoculuk konulu röportaj

{{ '2012-12-22 13:30:18' | moment }}

Orjin Ecza Deposu ortaklarından, Otocenter Eczanesi Eczacısı Ramazan DİLEK ile depoculuk konulu röportaj;

Sayın Ramazan Bey bize biraz öğrencilik hayatınızdan bahseder misiniz?

 Ailem İstanbul’da yaşadığı için biraz rahat okudum. Kendi evime gidip gelmeme rağmen, yurtlara ve arkadaşlarımın evlerine giderek öğrencilik keyfini yaşadım. Sosyal çalışmaların hepsinde bulunmaya çalıştım. Konferans ve seminerlerin tertip komisyonlarına katıldım. Birçok başarılı projeler yaptık. Ama öğrencilik yılları daha iyi değerlendirmeli. Çünkü şimdi keşke dediğim birçok nokta var. Mesela keşke yurtdışına gitseydim, bir kaç yabancı dil öğrenseydim. Çünkü öğrenciyken çok fazla vakit var. Bitirdikten sonra pek vaktiniz olmuyor. Yeni bir hayata başlıyorsunuz, eczane açıyorsunuz ve daha birçok işiniz oluyor. Öğrenciyken yaz tatili var, ara tatil var hatta vize ile final arasında bile çok güzel işler yapılabilir. Tavsiye ederim mutlaka birkaç farklı ülkeyi ziyaret edin. Onun dışında güzel arkadaşlıklarım, dostluklarım oldu.

Sektörün şuan ki halinden memnun musunuz? Sizce sektörü neler bekliyor?

Sektör sizin de bildiğiniz gibi sıkıntılı bir süreçten geçiyor. Özellikle sürekli fiyat düşüşleri başta olmak üzere, nüfusa göre eczane sayısı sınırlaması, yeni yeni fakültelerin açılması ve bunlar gibi birçok sorun sayabiliriz. Sektör sıkıntılı bir süreçten geçiyor, taşların yerini bulması biraz zaman alacaktır ama eminim ki eczacılık mesleği ilerde bu günkü konumundan daha iyi yerlere gelecektir.

Ecza deposu açma fikri ne zaman aklınıza geldi ya da bu fikir nasıl oluştu biraz bahseder misiniz?

Okuldayken çok güzel bir arkadaş grubumuz vardı ve okul bittikten sonra herkes eczanesini açtı. Görüşmelerimiz ve fikir jimnastikleri devam ediyordu. Sonra şöyle dedik: ‘Biz zaten ilaç paylaşımını kendi aramızda yapıyoruz, bunu genele yayalım, bütün eczanelere hizmet sunalım, eczanelerimizdeki karlılığımızı da böylece arttıralım ve sektörün içinde daha fazla yer alalım.’

 Hal böyle olunca, dördü aynı dönem altı eczacı depo açma fikri ortaya çıkmış oldu. İki yıllık planlamanın ardından 2009 yılında Ecza Depomuzu kurduk. Şu an İstanbul’da merkezimiz ve Diyarbakır’da bir şubemiz var.

Ecza deposu açmanın prosedürleri nelerdir? Kısaca bahseder misiniz?

Prosedür olarak eczane açmak için nasıl şartlar varsa depo için de benzer şartlar var. Depo yapılacak yerin fiziki olarak şartları var; metrekare, bölümlendirilmesi işte bunların hepsi prosedürel olarak var. Çalışacak personelin tabi ki de kalifiye olması lazım, bunun satın almacısı var, telefon bakıcısı var, muhasebecisi var, temizlikçisi var. Normal büyük bir depo düşünün, bizimkisi de onun ufak şekli. Onlardaki kurallar bizde de geçerli.

Sermaye bu iş de ne kadar önemli?

Sermaye bu işteki en önemli husustur. Ne kadar büyük sermaye o kadar rahat iş olanağı. Malum ilaç sektörü büyük ve pahalı bir sektördür. Ne kadar çok paranız olursa o kadar büyük iş yapabiliyorsunuz, daha iyi çevirebiliyorsunuz. Örneğin ilacı peşin alıp peşin iskontosundan yararlanabiliyorsunuz.

İlaçları nasıl ve nerden alıyorsunuz? Diğer depolardan farklı mı?

Biz spot olarak tabir ediliyoruz. Ufak firmalardan alımlarımız var, ama genel anlamda ilaçlarımızı eczanelerden ya da bizim gibi ufak depolardan temin ediyoruz. Eczaneden nasıl mal alıyoruz? Şöyle ki; eczane yüksek rakamlarda bir mal çekiyor, içinden kendi ihtiyacını alıyor, bu anlamda kendine bir kârlılık sağlıyor. Aldığı gibi değil yine totalde kendi kârını da düşüp bize satıyor. Biz alıyoruz. Eczanelerin alamayacağı mal fazlalarında karlılık da veriyoruz. Şöyle bir örnekle anlatayım: A ilacı 1000’e 500 veriyor(1000/500). Eczacı bunu alıyor, kendi ihtiyacı olanı, eczanesinde satacağı kadarını alıyor. Duruma göre kendi kârını düşürerek 1000’e 400(1000/400), 1000’e 450(1000/450) şeklinde bize satıyor. Biz de bu A ilacını duruma göre ufak rakamlarla 3’e 1(3/1),10’a 1(10/1) oranında normalde depodan alamayacağı mal fazlasını veriyoruz. Normalde eczane depodan 10’a 1(10/1) alacağını biz de 10’a 2(10/2) alıyor. Bizde böylece ayakta kalıyoruz. Bizim gibi Türkiye’de yaklaşık 600-700 spot depo var.

Nasıl çalışıyorsunuz peşin mi vadeli mi?

30 gün vade ile çalışıyoruz. Büyük depolarda peşin çalışırken maksimum alınacak iskonto %4 iken spotlarda peşin çalışırken peşin iskontosu yoktur ama mal fazlası onun çok üzerinde kâr sağlar, bu kar da  %10’a yakındır.

Bir eczacı ecza deposunda ne iş yapar?

Her Ecza deposunda en az bir eczacı, mesul müdür olarak çalışmak zorundadır. Orjin Ecza deposunda da merkezde bir eczacı, şubesinde bir eczacı çalışmaktadır. Eczacıların çalıştıkları depolarda yaptıkları işler ve evraksal anlamda takip ettiği işler vardır. Kontrole tabi ilaçların düzeninin den ve takibinde sorumludurlar. Deponun uygun şartlarda olması; ortamın ısısının, neminin uygun olması ve bunların takibinin yapılması, yine eczacının sorumluluğundadır. Bunların dışında daha farklı işler yapmak istiyorsa bulunduğu ecza deposunun şartlarına göre onları da yapabiliyor. Mesela satın almaya bakabilir, Operasyon Müdürlüğü yapabilir, Depo müdürlüğü yapabilir.

Yeni açılan bir depo köklü büyük depolara ne ölçüde ortak olabiliyor ve pazarda yer alabilmesi için neler yapmak gerekiyor?

Ortak olabilmesi söz konusu değil. Şu an var olan büyük depolar piyasaya büyük oranda hakimler zaten. Bu oran yaklaşık olarak %90’dır. Spotlar piyasada yaklaşık olarak %6 gibi küçük bir pazar dilimine sahiptirler.

Yakın zamanda eczacılara yönelik çıkan yasalar sizi etkiledi mi, etkilediyse hangi yönde etkiledi?

Çıkan yasanın en önemli maddelerin birisi eczaneler toplu mal satılamaz ve ihalelere giremez ibaresi. Bu da eczacının bir seferde alacağı ilaç sayısını etkiliyor ve bizi de etkiliyor. Çıkan yasa eczacıların kârını %20 düşürüyor, tabi bu da bize otomatikken etki ediyor. Bu yasa spot depolarla çalışan eczanelerinde hayatta kalma şansını düşürüyor. Bu yasa eczacıları olumsuz etkileyeceğinden bizi de olumsuz etkileyecek.

Meslek yaşamınız boyunca mutlaka başınızdan ilginç anılar geçmiştir. Bunları bizimle paylaşır mısınız?

Eczanedeyken şöyle bir durumla karşılaşmıştım; hasta benden göz damlası istedi, ardından aç mı tok mu kullanacağım diye sormuştu. En ilginç olanı ise birinin eczaneye gelip “9 voltluk duracel pil var mı?” diye sormasıydı.

Son olarak; biz eczacı adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?

Yeni yasayla birlikte eczane açmak ciddi bir mesele haline geldi. Açarken iki kere düşünülmeli. Eskiden bir yere açarım olmazsa başka bir yere açarım diye düşünülüyordu. Bunun önünde engel yoktu, sınır yoktu. Şimdiki yasayla ikinci açılışta sınır var. Tek hakkınız var sınıra takılmadan bunu iyi değerlendirin. Eczane eczacılığı güzel ve zevkli ama alternatifleri de düşünülmeli. Özellikle hastane eczacılığı öğrenciyken bakılabilir, depoya bakılabilir. Her zaman elinizde alternatif bulundurun. Yeni fakülteler açılıyor akademisyen açığı var, bu alana yönelebilirsiniz.  Başarılar diliyorum.

  

Muhammed Uğur POYRAZ  & Ramazan SEVİM

İVEK © 2016   /   Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
0212 4106040 bilgi@ivek.org.tr

Merkez Mahallesi Esenler Cd. 5/1 Sk.
No: 10/110 Bağcılar/İSTANBUL